Yeni Küresel Sol:

Toplumsal Hareketler ve Ulusal Rejimler

 

2005 Yılındaki Porto Alegre Dünya Sosyal Forumu’nda bir sokak gösterisi

 

 

 

Christopher Chase-Dunn, Richard Niemeyer, Preeta Saxena,

Matheu Kaneshiro, James Love and Amanda Spears

 

Çeviren: VEYSEL BATMAZ

 

[10 Ağustos 2009’da Kalifornia Üniversitesi-Riverside Sosyoloji Bölümü ile Ulusaşırı Toplumsal Hareketler Enstitüsü’nün düzenlediği (IROWS) Eleştirel Sosyoloji Konferansı’a sunulan bu yazı içindeki köşeli parantezler çeviren tarafından eklenmiştir. Bu makaleyi gönderen Prof. Dr. Arif Dirlik’e ve yayın izni veren Prof. Dr. Christopher Chase-Dunn’a teşekkür ederim. Metin içindeki kaynaklara yer vermedik. Bunlara dilen dizinin yayını sonunda http://www.vistilefakademik.blogspot.com/ dan ulaşabilir. VB]

 

Çağdaş küresel sivil toplum, politik katılımlarının kendi uluslarının ve bölgelerinin sınırlarını aşan sorunlarla ancak kendi yurtlarının dışına taşarak yerel, ulusal ve küresel etkiler oluşturacağını bilerek hareketlerini yönlendiren bireylerden ve gruplardan oluşmaktadır. Yeni Küresel Sol ise, bu geniş topluluğun bir alt grubu olarak, neo-liberal ve kapitalist küreselleşmenin, şirket kapitalizminin ve sömürücü anti-demokratik küresel yönetişimin eleştirisini yapan bir gruptur (de Sousa Santos 2006). Oysa, daha geniş küresel sivil toplum, şu anda varolan [kapitalist] küreselleşmeye tehdit unsuru olan akımlara [“Yeni Küresel Sol” gruplara] karşı ve küresel kapitalizmi savunanları da içerir. [Bu iki grubu birbirinden ayırt etmekle işe başlamak gereklidir.] Yeni Küresel Sol, yüzyıllardır dünya-sistemi içinde oluşan egemen güçlere karşı, halkçı güçlerden, toplumsal hareketlerden, küresel politik partilerden ve ilerici ulusal rejimlerden oluşan bir geçmişe sahiptir. Halihazırdaki küresel egemen yönetişim kurumları, kendi çıkarsal güçlerini arttırmak, ayrıcalıklarını pekiştirmek için birbiriyle çatışan ve bu arada kendilerini tehdit eden halkçı güçleri, ilerici devletleri; işçi sınıfı haklarını savunan, ortaklaşacılağa açık, kadın ve azınlık haklarını benimsemiş, yerli halkın egemenliğini isteyen, yerel, ulusal ve küresel yönetişim kurumlarını demokratikleştirmeye çabalayan güçleri de bastırmaya çalışan elitlerin çabaları sonucu yapılanmıştır.

            Modern dünya-sistemi --ekonomik süreçte hegomonik merkez güçlerin yükselişi ve düşüşü; tarihsel küreselleşme ve bölgeselleşme dalgaları ile-- bir dizi dünya devrimleri içinde (yerel, ulusal ve ulusaşırı mücadele ve isyanların bileşimi ve kümesi şeklinde) 16. yy.’ın Protestan Reformasyonu’ndan itibaren evrimleşerek bugüne ulaşmıştır (Arrighi, Hopkins and Wallerstein 1989; Boswell and Chase-Dunn 2000; Chase-Dunn and Niemeyer 2008). Bugünkü dünya devrimi daha öncekilere benzerdir fakat değişiktir de. Bu yazıda, yaptığımız ampirik araştırma Yeni Küresel Sol’un bu tarihsel bağlamda doğasını keşfetmek uğraşısından ibarettir.

            Yeni Küresel Sol kavramlaştırmamız hem sivil toplum oluşumlarını; bireyleri, toplumsal hareketleri ve hükümet dışı organizasyonları (NGO-[bizde yanlış olarak STK kısaltmasıyla kullanılmaktadır.]) kapsamakta, hem de, politik partileri ve ilerici ulusal rejimleri içermektedir.

Bu yazıda, bu sosyal hareketlerin, dünya-sistemi içinde benzerliklerini ve farklılıklarını, eylemci bireylerinin hangi coğrafyalarda yoğunlaştılarını inceleyeceğiz, ayrıca, Latin Amerika’da son on yılda ortaya çıkan ilerici popülist rejimler ile bu hareketlerin ilişkilerini tartışacağız. Bu ilerici popülist ulusal rejimlerin Yeni Küresel Sol’un önemli bir parçası olduğunu düşünüyoruz; fakat şunu da biliyoruz ki, toplumsal hareketler ile ulusal devlet rejimleri arasındaki illişki hem destekleycidir, hem de kavgacı ve çatışmalı.

            Yeni Küresel Sol içinde biraraya getirdiğimiz ilerici güçlerin sınırları oldukça belirsiz ve katılma ve dışlama süreçleri kesintizdir. İçerme ve dışlama ölçütleri Dünya Sosyal Forumu’nun 2001’deki toplantısında tartışılan ve günümüze kadar da pek fazla değişmeyen Bildirgesi’nde yer almıştır. Bu Bildirge’ye göre, Yeni Küresel Sol’un en önemli organı olan Dünya Sosyal Forumu’na, silahlı mücadeleye girmiş veya silahlı mücadeleyi savunan örgütlerin temsilcilerinin katılmalarına izin verilmemektedir. (Bkz: World Social Forum Charter http://wsf2007.org/process/wsf-charter/)

[Dünya Sosyal Forumu (WSF), eylemci Oded Grajew tarafından başlatılmıştır; kapitalist küreselleşmenin bir organı olan Davos Ekonomik Forumu’na karşı Yeni Küresel Sol’un ilk kez Porto Alegre, Brezilya, 2001’de 12 bin kişinin katılımıyla toplanan ve her yıl değişik yerlerde düzenlenen, UNESCO tarafından kabul edilen tanımıyla “örgütsel ve dialogsal düşünce labaratuarı” etkinliklerinden oluşmaktadır. En sonuncusu 2009’un Ocak ayında Brezilya’nın Amaozon Ormanları Bölgesi’ndeki Balem kentinde toplanmıştır. 2007’den itibaren bölgesel forumlar da düzenlenmiş ve Dünya Eylem Çağrısı yapmıştır. Son yıllarda, daha zengin NGO’ların, daha fakir NGO’lara karşı bir üstünlüğe sahip olmasıyla eleştirilmektedir.])

            Yeni Küresel Sol, küresel kapitalizme karşı bir direniş ve eleştiri biçiminde yükselmektedir. Hem yeni toplumsal hareketleri, hem de 19. yy’dan kalma eski toplumsal hareketleri (işçi sınıfı hareketlerini, anarşizmi, sosyalizmi, komünizmi, feminizmi, çevrecilik etkinliklerini, barış ve insan hakları örgütlerini), hem de 1968 ve 1989’daki dünya devrimlerinde ortaya çıkan (gay hareketi, anti-şirket hareketi, adil ticaret hareketi ve yerli halk hareketlerini), hâtta, çok daha yenilerini, (sağlık ve HIV hareketlerini, alternatif medya, sindirimli yiyecek ve gıda hakkı örgütlerini, küresel adalet ve ters-küreselleşme hareketlerini, anti-küreselleşme eğilimlerini) içermiştir. Küresel Güney ve küresel adalete yapılan vurgu, daha önceki Küresel Sol’un (Komüntern’in, Bandug Konferansı-Bağlantısızlar Hareketi’nin ve anti-sömürgecilik organizasyonlarının) temel konularını hatırlatmaktadır. Yeni Küresel Sol, daha önceki Küresel [Enternasyonalist] Sol’dan devraldığı ve yeniden biçimlendirdiği alanlara sahip olmakla birlikte, niteliksel olarak bileştirdiği güçler açısından farklı içeriğe de sahiptir:

 

Yeni elemanlara sahiptir.

 

                        Eski hareketler yeniden biçimlendirilmiştir.

 

Yeni teknoloji (Internet ve kitlesel elektronik medya, özellikle radyo ve daha az oranla televizyon) Kuzey/Güney çatışmasına çözmenin örgütleyici ve birleştirici bir aracı olarak kullanılmaktadır.

 

            Ayrıca, Eski Küresel Sol’un başarısızlıkları ve ve zaferlerinden ders çıkartarak, başarısızlıkları bir daha yaşamamanın öğrenme süreci de yaşanmaktadır. Anti-sistemci hareketlerin ve popülist ilerici rejimlerin birbiriyle olan ilişkileri hem paylaşımcı, hem de rakabet içindedir. Bu çelişkili durumun daha bir göz önüne getirilmesi, küresel ortaklaşmacı hareketin zenginleşmesini sağlayarak, dünya-sistemini biçimlendirmenin daha etkili yollarını ortaya çıkaracaktır. Bu yazıdaki çabamız bu amaca yöneliktir.

 

Dünya Sosyal Forumu-DSF ve Yeni Küresel Sol

 

Çağdaş küresel toplumsal hareketlerin örgütsel mekanlarını değişik yollarla inceliyoruz. İlk önce Yeni Küresel Sol’a katılımın coğrafyası ile ilgiliyiz. Ayrıca, küresel toplumsal hareketlerin birbiriyle bağlantı [iletişim ve ulaşım] ağları üzerinde çalışıyoruz. Burada kullandığımız veriler, 2005 yılında Porto Alegre’de ve 2007’de Nairobi’de yapılan Dünya Sosyal Forumu’ndaki katılımcılarından, sorgulama, sohbet ve anketlerle elde edilmiştir. Ayrıca bu iki toplantıdaki dokümantasyonlar da incelenmiştir.

            Sosyal hareketlerin bağlantı ağları, koalisyonları ve cepheleşmeleriyle ilgili oldukça geniş bir akademik literatür mevcuttur (Bkz: Carroll and Ratner 1996; Krinsky and Reese 2006; Obach 2004; Reese, Petit, and Meyer 2008; Rose 2000; Van Dyke 2003). Bu incelememiz bu literatürdeki teorik temelden güdülenmiştir; ve ayrıca, Antonio Gramsci’nin hegemonya, karşı-hegomonik hareketler ve tarihsel blokların biçimlenmesi kavramlarına dayanmaktadır. (Gill 2000; Carroll and Ratner 1996; and Carroll 2006a, 2006b [Gramsci’nin kavramları konusunda Türkçe’de yerli ve yetkin bir kaynak için Bkz: Erhan Göksel, “Gramsci’ye Önsöz” A. Gramsci, Hapishane Defterleri, Aşina Yay. 2009]).

 

Nerden Çıktı bu Yeni Küresel Sol?

 

            Kuşkusuz ki, kişilerarası toplantıların yapıldığı yerleşimler (lokasyonlar, kentler), Dünya Sosyal Forumu’na (WSF) kimlerin katıldığını etkileyen en geniş ve baskın etmendir. Bu nedenle, 2005 yılında Porto Alegre’de yapılan toplantıya en geniş katılım Brezilya’dan olmuştur (Bkz: Şekil 1). Diğer Latin Amerika ülkelerinden, Küresel Güney ülkelerine nazaran katılımın fazlalığı da bu nedene dayanmaktadır; Afrika’dan, Güney Asya’dan katılım daha azdır ve 2005 toplantısına Çin Halk Cumhuriyeti’nden katılım sadece Hong Kong’dandır.

 

Şekil 1: 2005 Porto Alegre Dünya Sosyal Forumu’na katılanların geldikleri ülkeler

 

 

 

 

Dünya Sosyal Forumu (bundan sonra DSF05)’na ABD’den ve Avrupa’dan da epey katılım olmuştur. Afrika ve Küresel Güney’den katılımın az olması, 2007’deki Dünya Sosyal Forumu’nun Kenya, Nairobi’de toplanmasının temel nedenini teşkil etmiştir.

 

Şekil 2: 2007 Nairobi Dünya Sosyal Forumu’na katılanların geldikleri ülkeler

 

 

 

            Bu kez de, coğrafya ve “uzaklığın tiranlığı” (ulaşım maliyetleri) Nairobi’deki toplantıya katılımın örüntüsünü ve niteliğini etkilemiştir. DSF07’ye özellikle Doğu Afrika ve genel olarak Afrika’dan katılımların çok yoğun olması bunun bir göstergesidir. ABD ve Avrupa DSF07’de yine güçlü katılımlarını sürdürmişler, Güney Asya ve Çin için katılımın yükselmesi söz konusu olmamıştır. Fakat bu sefer, hem Çin, hem de Demokratik Vietnam Cumhuriyeti, Nairobi’ye delege göndermiş ve Nasarani Futbol Stadyumunda organize edilen fuarlara stand satın alarak katılmışlardır.

 

Merkez/çevre hiyerarşisi ve ulusaşırı hareketler

 

Küresel eşitsizlikler ve adaletsizlikler üzerine çağdaş popüler söylem, Küresel Kuzey ile Küresel Güney ayırımı yapar. Bu adlandırma, daha önceki, az kalkınmış ülkelerin ve  geri kalmış insanların oluşturduğu Üçüncü Dünya’nın yerini almıştır. Bizim, çağdaş dünya-sistemini, katmanlaşmış yapı olarak- ulusal toplulukların kendi içinde rastlanılan tabakalaşma gibi, eşitsizliği üst üste yığılmış bir hiyararşik çok boyutlulukla kuramsallaştırmamız söz konusudur. Bu hiyerarşi, bir dizi ekonomik ve askerî güç değişmeleriyle ulusal devletler ve dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan halklar arasındadır. Bundan önceki bazı dünya-sistemleri merkez/çevre hiyararşisine sahipti; fakat, modern Avrupamerkezci sistemde merkez/çevre hiyerarşisi eski kolonyal imparatorlukları göstergeliyordu; Avrupa merkez devletleri Amerika, Asya, Afrika kıtalarında hukukî biçimsel iktidarlara sahipti. Sömürgesizleştirme sürecinde bu kolonyal imparatorluklar yok oldu fakat merkez/çevre hiyerarşisi eşitsiz emek işbölümünün yapısı haline dönüştü ve bu yeni-sömürgecilikte bir dizi uluslararası ekonomik kurum bu tür ilişkileri sürdürür hale geldi. Merkez/çevre hiyerarşisi evrimleşti ve kendi içindeki ulusal devlet birimleri içinde basamak atlayanlar ve inenler olarak aşağı veya yukarı doğru hareketlendi. Bu, sistemin gelişmesi için mantığına uyarlıydı (Wallerstein 1974; Chase-Dunn 1998).

            Merkez/çevre hiyerarşisindeki bu evrimleşme “ana ülkeler”in kendi kolonileri arasında eşitsiz bir ilişkiden başlayarak, biçimsel olarak egemenlik hakkı sahibi ulus-devletlerin [sömürgecilikten kurtulan eski kolonilerin] kendi aralarında eşitsiz ilişkilerine ve oradan da küresel bir sınıf ilişkileri dizisine doğru hareket etti. [Kapitalizmin] en başından beri küresel bir sınıf sistemi vardı; fakat küreselleşme dalgaları ve bu dalgalara gösterilen direnç, sınıf-içi bağlar oluşturdu ve küresel hiyararşi aynı William I. Robinson’un (2004, 2008) tanımladığı yönde oldu. Merkez/çevre hiyerarşisi her zaman ülkeler arasında olduğu kadar, ülke içinde de oluştu. Fakat, hep, ulusal toplumları üçlü bir yapıya ayırmak adettendi: Merkez, yarı-çevre ve çevre (core, semiperiphery, periphery). Bu ayırım hâlâ mümkündür, daha net küresel bir sınıf sistemine geçiş süreci başlamış olsa bile. Hâlâ, merkezde bir işçi olmak, çevrede bir işçi olmaktan daha avantajlıdır, sınıfların küreselleşmesine karşın.

 

Şekil 3. Ulusal toplumların “merkez, yarı-çevre, çevre” hiyerarşisindeki yerleri (Koyu = merkez; tarama= yarı-çevre ve açık= çevre)

 

            Dünya-sistemi içinde ülkelerin yer alış konumlarını tanımlayan Jeffrey Kentor’un (2000, 2005) niceliksel ölçümü en iyi işlemsel araç olarak elimizdedir, çünkü, Kişi Başına Düşen Gayri Safî Milli Hasıla, askeri kapasite ve ekonomik egemenlik/bağımlılık gibi üçlü bir ölçeğe sahiptir. Bu çalışmada biz, adet olduğu gibi, Kentor’un bu üçlü bileşimli süreli göstergelerini ayrıca merkez, yarı-çevre ve çevre olarak üçlü hale getirdik. Merkez kategorisi, neredeyse Dünya Bankası’nın “yüksek gelir” klasifikasyonuna eşittir ve bir çoklarımız bu konumu Küresel Kuzey olarak adlandırırız. Küresel Güney’i ikiye ayırdık: yarı-çevre ve çevre. Yarı-çevre, büyük alanlı ülkeler (Endenozya, Meksika, Brezilya, Hindistan ve Çin) ile daha küçük fakat kişi başına düşen GSMH’leri orta düzeyde olanları (Tayvan, Güney Kore, Güney Afrika ve İsrail, vb.) kapsıyor. Brezilya yarı-çevre ülke, fakat Kenya veAfrika’daki bir çok ülke çevrede yer alıyor. İlginçtir, Dünya Sosyal Forumu’na-DSF katılanların politik tutumlarında, çevre veya yarı-çevre ülkelerinden geliyor olmalarına göre bariz faklılıkların olduğunu saptayan araştırmalar (Reese, et al., 2007) var.

            Şekil 3., bu üçlü dünya-sistemi yapısına göre ülkeleri konumlandırıyor. Burada ilk dikkati çeken ve aşikâr olan Kuzey Amerika ve Avrupa’nın tümüyle merkez olmasıdır. Latin Amerika yarı-çevre, Afrika ise çevre’dir. Asya ise merkez (Japonya) çevre ve yarı-çevre olarak karışık bir yapıya sahiptir. [Türkiye ve Yunanistan’ın çok küçük bir kısmının “merkez” olarak gösterilmesi, bu haritanın bizim için en önemli dikkat noktasıdır.]

            Chase-Dunn ve Hall (1997) tarafından geliştirilmiş karşılaştırmalı dünya-sistemi açılımı yarı-çevre ülkelerinin verimli yenilikçi kaynaklara sahip olduğunu ve dünya-sisteminin ölçeğini ve mantığını değiştirici sosyal organizasyonları yapmış olduklarını göstermektedir. Bu hipotez, hem sosyal hareketlerin oluşması, hem de ulusal rejimlerin ortaya çıkması açısından, yarı-çevredeki olay ve gelişmelere özel bir dikkat sarfedilmesini gerekli kılmaktadır. Dünya Sosyal Forumu süreci küresel olmakla birlikte, bu küreselleşmesi ve dünya sahnesinde yerini alması, Brezilya ve Hindistan gibi yarı-çevre ülkelerde gerçekleşmiştir. Latin Amerika’daki Venuzuela Başkanı Hugo Chavez liderliğindeki ulusal rejimlere yol açan Pembe Dalga (Pink Tide), bu hipoteze uyarlı olarak, ağırlıkla diğer yarı-çevre Latin Amerika ülkelerinde veya onların desteği ile gerçekleşmiştir.

            Dünya Sosyal Forumu’nu malî olarak destekleyen ülkelerin coğrafî konumları da, Forum’a katılımı belirlemektedir. Brezilya’da, DSF Birezilya İşçi Partisi tarafından desteklenmektedir, ki lideri Lula, Brezilya Başkanıdır. Nairobi’deki DSF, Kenya tarafından daha çok bir turizm şeklinde desteklenmiştir. Buradaki toplantını ana sponsorlarından biri cep telefonu opertör şirketi olan Novatel’dir. Oysa, Kenya’daki rejim, DSF’nun radikal politikaları ile kendini özdeşleştirmemektedir.

 

Tablo 1. Dünya-sistemi bölgelemesine göre Dünya Sosyal Forumu’na katılanların dağılımı

 

 

DSF05 Katılımcı Sayısı (Porto Alegre)

DSF05 Katılımcı Yüzdesi (Porto Alegre)

2005 Dünya Nüfusuna Oranı

DSF07 Katılımcı Sayısı (Nairobi)

DSF07 Katılımcı Yüzdesi (Nairobi)

Merkez

125

20%

13%

146

29%

Yarı-çevre

451

72%

55%

78

15%

Çevre

49

8%

32%

283

56%

Toplam

625

 

6,451,392,455

557

 

 

Tablo 1.’de, Porto Alegre’deki DSF05’de, merkez ülkelerin, nüfuslarına göre, daha fazla temsil edilmiş olduğu görülmektedir (toplantıya katılım oranı % 20 iken, dünya nüfusunun sadece % 13’üne sahiptir). Yine yarı-çevre de temsiliyet bakımından fazladır, çünkü yapılan yer yarı-çevre bir ülkedir ve yine aynı kategoridekiArjantin ile komşudur. Porto Alegre’de tek az temsiliyete sahip olan, dünya hüfusunun % 32’sine sahip bulunan çevre ülkelerdir, sadece % 8 olarak temsil edilmişlerdir. Daha önce belirttiğimiz gibi bu çarpık temsiliyet durumu, 2007’deki DSF’nun bir çevre ülkesi olan Kenya’da toplanmasının temel nedenidir. Bu neden sonuç vermiştir; çevre bu kez, nüfusuna oranla neredeyse iki kat temsiliyete sahiptir: % 56. Barizdir ki sadece Kenya’nın değil, komşu Doğu Afrika ülkelerinin de çevre ülke kategorisinde bulunmaları bu sonucu doğurmuştur. İronik olan ise, merkez ülkelerin Nairobi’de, Porto Alegre’den daha çok fazla temsilieyet sahip olmalarıdır, bu oran % 20’den % 29’a çıkmıştır. Oysa, yarı-çevre ülkeleri bu toplantıda % 15 ile düşüş göstermişlerdir. (2009 Dünya Sosyal Forumu yine Brezilya’da Para-Belem’de toplanmıştır.)

2005 yılındaki toplantıda 18 ulusaşırı sosyal hareketi incelemiş bulunuyoruz. Bu hareketleri örgüt olarak incelemedik. Daha ziyade, bizim yaptığımız kategorizasyon, bireylerin, sosyal hareket örgütlerinin, destek kuruluşlarının ve uluslararası hükümet dışı örgütlerin (NGO-STK) kendi politik eylemlerini esinlendikleri yönlendirici düşünce kümeleridir.

Bu inceleme ve sınıflandırmamız aşağıdaki anket ile saptanmıştır:

 

1) Aşağıdaki listeden bağlı olduğunuz (temsil ettiğiniz) tüm sosyal hareketleri işaretleyin;

çoklu işaretleyebilirsiniz:

 

(a) beni tam anlamıyla tanımlıyor                           (b) aktif olarak katılıyorum

 

Alternatif Medya/kültür                                      Alternatif Medya/kültür                                                     

Anarşist                                                               Anarşist

Şirketleşme  karşıtı                                               Şirketleşme karşıtı

Küreselleşme karşıtı                                             Küreselleşme karşıtı

Alter. Küreselleşme/Küresel Adalet                    Alter. Küreselleşme/Küresel Adalet                             

İnsan hakları/Irkçılık karşıtı                                 İnsan hakları/Irkçılık karşıtı

Komünist                                                             Komünist

Çevreci                                                                 Çevreci

Adil ticaret/ticarette adalet                                   Adil ticaret/ticarette adalet  

Gay/Lebiyen/transeksüel hakları                         Gay/Lebiyen/transeksüel hakları            

Sağlık/HIV                                                            Sağlık/HIV

Yerlici eylemler                                                    Yerlici eylemler

Emekten yana                                                      Emekten yana

Ulusal egemenlik/ulusal kurtuluş                         Ulusal egemenlik/ulusal kurtuluş

Barış/Savaş karşıtı                                                Barış/Savaş karşıtı

Gıda Hakları/Yavaş Yiyecek                                Gıda Hakları/Yavaş Yiyecek

Sosyalist                                                              Sosyalist

Kadın hakları/feminist                                          Kadın hakları/feminist

Diğer, Lütfen Yazın:                                            Diğer, Lütfen Yazın:

 

 

 

Bu hareketlerin kategorizayonlarını, Dünya Sosyal Forum’larının dokümanlarının neredeyse tamamını okuduktan sonra yapılandırdık. Sadece “küresel adalet” hareketi bu dokümanlarda yoktu, yeni yeni oluştuğunu bildiğimizden bu listeye kattık.

Bu incelemizin çözümünde kullandığımız yanıtlar ise sadece “aktif olarak katılıyorum” şıkkında işaretlenenler çerçevesindedir. Daha başka çalışmalarımızda (Chase-Dunn, et. al., 2007), diğer şıkla da (“beni tam anlamıyla tanımlıyor”) ilgili benzer sonuçlara varmış bulunuyoruz.

Nairobi’deki DSF07’de, bu kategorilerin çoğunu kullandık, fakat insan hakları ile ırkçılık karşıtlığın ayrı kategorilerde sorduk ve dokuz ayrı hareket tanımı daha ekledik: kalkınmacı, topraksızlık, göçmenlik, din hakkı, konut hakkı, işisizlik, bilgisayar programlanmasında “açık kaynak” (open-source) hareketi, özerklik. Bu uzun listeyi, Atlanta-ABD’de yapılan Dünya Sosyal Forumu toplantısında da bir başka çalışmamız için kullandık. Buradaki ifade ettiğimiz sonuçlarımızın çoğu, ilk 18’lik listenin sonuçlarıdır. Nairobi sonuçlarına da bu listeyi uyarladık, her iki toplantıyı eşit ölçeklerde kıyaslayabilelim diye.

DSF05’deki kategorilerin en yüksekleri, insan hakları/ırkçılık karşıtlığı (%12), çevrecilik (%11), alternatif medya/kültür (%10) ve barış hareketleridir (%9). Bazı sosyal hareketler DSF’ye katılmayı red ederek alternatif toplantılar da yapmışlar, daha önce belirttiğimiz gibi silahlı hareketler de DSF’ye katılmaktan men edilmişlerdir. Bu iki etmen, bazı kategorilerin (komünist ve anarşist) düşük oranlarda temsiliyetine yol açmış olabilir. Anarşistlerin anketlere karşı olduklarından bu tür araştırmalara katılmadıkları ileri sürülse de, anketimizi yanıtlayan, Porte Alegre’de 20, Nairobi’de 43 kişi, kendilerinin anarşist eylemlere bizzat katıldıklarını söylemişlerdir.

 

Merkez/Çevre Hiyerarşisinde Hareket Yerleşimleri

 

2005 ve 2007 DSF anketlerindeki katılımcıların aktif olarak katıldıkları hareketleri ve temsil ettikleri ülkeleri karşılaştırarak sosyal hareketlerin dünya-sistemindeki yerlerini buluyoruz. Yarı-çevresel gelişmelerin doğrultusunda desteklerini yarı-çevreden edinen hareketlere özel bir dikkat vermemizi öneren hipotezimize baktığımızda, ulusötesi sosyal hareketlerin, kendilerinin destek aldıkları yerleşimlerin merkez/çevre hiyerarşisi açısından bazı politik sonuçlarla karşı karşıya olduklarını gözlemliyoruz, çünkü DSF’ye katılım aynı zamanda küresel adalete bağlılığın da bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Global hiyerarşi içinde her sosyal hareket kendi bileşenlerinin sahip oldukları çeşitli çıkar ve ilgi alanlarına sahip. Bazı hareketler, örneğin feministler, kuzey/güney farklılıklarının kadınlar üzerindeki etkileriyle ilgileniyorlar (Moghadam 2005). Bu araştırmamız katılımcıların dünya-sistemi yerleşimlerini, gerçek dünya nüfusuna oranlayarak ve katılımcıların anayurt yerlerinin Tablo 1’deki dağılımlarına göre bir karşılaştırmayı içeriyor. Bu dağılıma bakarak, incelediğimiz 18 değişik sosyal hareketin, merkezîliğinin, yarı-çevreselliğinin ve çevreselliğinin 2005 ve 2007 DSF toplantılarında nasıl temsil edildiğini inceliyoruz. Bu karşılaştırma, hangi sosyal hareketin diğerinden, temsil ettikleri yer olarak, geldikleri merkez, yarı-çevre ve çevre ülkelerine göre nasıl farklılaştığını gösteriyor.

 

Tablo 2. 2005 ve 2007’de Katılımcıların ve Hareket Ortalamalarının Yüzdeleri

 

 

DSF05 Katılımcıların Yüzdesi

Porto Alegre

 

DSF05 Hareketlerin Ortalama Yüzdesi

Porto Alegre

 

2005’de Dünya Nüfusu

DSF07 Katılımcıların Yüzdesi

Nairobi

 

 

DSF07 Hareketlerin Ortalama Yüzdesi

Nairobi

 

Merkez

20%

19%

13%

29%

35%

Yarı-çevre

72%

74%

55%

15%

15%

Çevre

8%

9%

32%

56%

50%

Toplam

625

623

6,451,392,455

557

612

 

 

            Tablo 2., katılımcıların ve hareket ortalamalarının yüzdeleri, hareketlerin tümel dağılımlarının dünya nüfusu ile nasıl karşılaştırıldığını ve katılımcıların genel dağılımının hangi dünya-sistemi bölgelerinden geldiklerini gösteriyor. Katılımcı yüzdeleri DSF’ye katılan toplam katılımcılara oranla yapıldı. Hareket yüzdeleri, 18 hareketi içeren listemizde bir veya daha fazla harekete aktif olarak katıldıklarını söyleyenlerin geldikleri ülelerin dünya-sistemi bölgelerine dağılımından hesaplandı. Hareket yüzdeleri EK’te sunduğumuz A2, A3 ve A4 tablolarından alındı.) Genel olarak, her bir toplantı için katılımcılar ile hareket yüzdeleri oldukça yaklaşık fakat bazı ilginç farklılıklar da yok değil. Nairobi DSF07’de, hareketlerin merkezîliği, katılımcıların merkez ülkelerden gelmiş olmalarından daha yüksek (%35’e kaşı %29). Beklenmedik bir biçimde, Nairobi toplantısında % 35 olan ortalama hareket merkezîliğinin, hem merkez ülkelerin toplam nüfus oranlarına (%13), hem de DSF05’deki hareket merkezîliğ oranına (%19) göre daha yüksek. Bu aslında beklenmedik bir şey de olmamalı çünkü uzaklardan gelmenin ulaşım maliyeti de yüksek ve merkez ülkelerin katılımcıları mali olarak daha güçlü. Nairobi toplantısı çevreden daha fazla katılımcının temsil edilmesine olanak sağlıyor (Porto Alegre’de %8 iken, Nairobi’de çevre ülkelerden gelenler % 56) fakat merkezden gelenler de daha fazla. Yarı-çevre ülkeler Porto Alegre’de daha fazla tesmil ediliyor çünkü belirttiğimiz gibi toplantı Brezilya’da yapılıyor, fakat Nairobi’de çevre ülkelerin temsili çok düşük.

 

Tablo 3. Sosyal Hareketlerin Merkezîliği, Yarı-çevreselliği ve çevreselliği [G harfi

genel ortalamanın çok üstünde olan hareketleri işaret ediyor. Koyu G ise en yüksek hareketi gösteriyor. Z harfi genel ortalamanın çok altındakileri gösteriyor; koyu Zise en düşük hareketi işaret ediyor..]

 

 

2005

2007

 

Merkez

Yarı-çevre

Çevre

Merkez

Yarı-çevre

Çevre

Alternatif Medya

Z

G

Z

 

 

 

Anarşist

-

-

-

-

-

-

Şirket-karşıtı

-

-

-

-

-

-

Küreselleşme karşıtı

 

 

 

 

G

 

Alternatif Küreselleşme

G

Z

 

 

 

 

İnsan Hakları/ Irkçılık karşıtlığı

-

-

-

-

-

-

Komünist

-

-

-

Z

-

-

Çevreci

 

G

 

 

 

 

Adil Ticaret

-

Z

-

-

-

-

Gıda Hakkı

-

-

-

-

-

-

Gay-Lesbiyen

-

-

-

-

-

-

Sağlık HIV

 

 

 

Z

Z

G

Yerlici

 

 

 

 

G

 

Emek hareketi

-

-

-

-

-

-

Ulusal kurtuluş

-

-

-

-

-

-

Barış

G

Z

 

G

Z

 

Sosyalist

-

-

-

-

-

-

Feminist

-

-

-

-

-

-

 

 

Tablo 3, 18 sosyal hareketi, eylemcilerinin coğrafî bölgelerine göre karşılaştırmamızın sonuçlarını gösteriyor. Bu sonuçlar Ek’teki A2, A3, A4 tablolarından özetlendi. O tablolar, bütün hareketlerin veya eylemcilerin merkez, yarı-çevre veya çevreden gelmelerine göre ortalamalarını gösteriyor. Tablo 3.’de G harfi, hareketlerin genel ortalamalarından anlamlı derecede yüksek ortalamaya sahip olan, yani o bölgedeki “güçlü” hareketleri göstermek için yapıldı ve Z de, ortalamanın anlamlı derecede altında olan hareketleri, yani o bölgedeki “zayıf” hareketleri gösteriyor.

G’lerin dağılımına baktığımızda, 2005’de Porto Alegre’de “alternatif medya” hareketi, katılımcıların sayısı bakımından, yarı-çevre ülkelerinden gelenlerin diğerlerine bariz bir üstünlük sağladığını görüyoruz. 2007’deki Nairobi toplantısında ise, alternatif küreselleşme” hareketi yarı-çevreden gelen en güçlü hareket olarak ortaya çıkıyor. 2005’de bu hareket, merkez’de oransal olarak çok fazla eylemciye sahipti. Çevrecilik ise merkezde çok fazla bir orana/güce sahip değil, diğer hareketlere oranla; 2005’de yarıçevreden daha fazla eylimci ile temsil edilmiş durumda. Bunu, Brezilya’da çevreciliğin çok güçlü olmasına borçlu olduğumuzu düşünüyoruz. Ayrıca, Porto Alegre’de çevreciliğin içinde bariz olarak Siyah ırktan olanları anlamlı olarak yüksek olarak saptamış durumdayız (Reese, et al, 2008). Porto Alegre belediyesi çok güçlü bir geri-dönüşüm örgütüne sahip ve yeşil kent olarak ünlü olan Curitiba da Brezilya’da. Bu nedenle, çevreciliğin aslında bir Kuzey (merkez) hareketi olduğuna ilişkin hipotez bizim bulgularımızla çürütülmüş durumda. Diğer yandan, çevreciliğin bu beklenmedik yarı-çevreselliğine Nairobi’de karşılaşılmadı. Bu nedenle, aslında çevreciliğin güçlülüğüne toplam olarak yarı-çevre ülkeleri değil sadece Brezilya’nın neden oluşu ile ilgili bir bulgu da açıklayıcı olabilir, 2005 çözümlemesinde.

Sağlık/HIV hareketi tam anlamıyla çevre ülkelerinin bir hareketi olarak belirginleşti, Nairobi 2007’de. Bu da büyük olasılıkla toplantının yer aldığı Afrika’nı en fazla ve en yıkıcı AIDS hastalığına maruz kalışıyla ilgili. Bu nedenle bu sonuçtan da emin değiliz.

Yerlicilik hareketi (Indigenistas), Afrikalı mı yoksa Hintli mi? Indigenizm küresel adalet hareketi içinde oldukça önemli bir totemik statüye sahip olmaya başladı, özellikle Zapatista isyanının Meksika’da yaydığı hava ve Amazon Yağmur Ormanları bölgesindeki Belem kentininin 2009’daki DSF toplantısı için seçilmiş olmasıyla. Küresel Yerlicilik (Indigenista) hareketi, “Bir Başka Dünya Var” iddiası ile zaten uzun zamandır güçlü bir hareket olarak sahnedeydi. Bu konuda, tüm lokalistlerin-yerlicilerin-indigenistaların küresel birliği için Hall ve Fenelon’un (2009) çalışmasına bakılabilir.

            Hareket/eylemci dağılımındaki coğrafîlik açısından en beklenmedik güçlü bulgu Barış veya Savaş-karşıtlığı hareketinin tam anlamıyla merkez ülkelerde var olması. Hem 2005’de, hem de 2007’de barış hareketi merkez ülkelerden gelen eylemciler tarafından temsil edildi. Her iki yılda da sadece küçük bir oran yarı-çevre ülkelerinden gelen katılımcılardan oluştu (Tablo3.’deki Z’lere bkz.). Bu, büyük bir olasılıkla, Irak ve Afganistan’daki ABD ve İngiltere ve “koalisyon” merkez ülkelerinin giriştikleri savaş nedeniyledir. 2003 yılındaki Savaş-karşıtı hareketlerin büyük mitinglerinin tamamına yakını merkez ülkelerinde yapılmıştır ve bu belirgin merkezîlik, barış hareketlerinin hukuksuz askeri güç kullanımına karşı meydan okuyuşunun bir sonucudur. Merkez ülkelerinin Irak ve Afganistan’a girdiklerinde en büyük barış gösterileri ABD ve İngiltere’de yapıldı.

            Tablo 3.’deki Z harflerine bakarsak, alternatif medya/kültür hareketleri, Porto Alegre’de merkezîlik ve çevresellik olarak görece düşük kalmıştır, yarı-çevresellik açısından yüksek bir orana sahipken. Alternatif Küreselleşme hareketi ise Porto Alegre’de yarı-çevresellik açısından düşük dereceye sahiptir, oysa, yüksek bir merkezîliği vardır. Komünistler de 2007’de beklenmedik bir biçimde oldukça düşük bir merkezîliğe ulaşmıştır. Adil ticaret hareketi ise 2005’de yarı-çevresel değildirler. Sağlık/HIV hareketi de yine beklenmedik bir biçimde, merkez ve yarı-çevrede güçlü değillerdir, 2007’de; oysa, çevrede oldukça güçlü olarak görülmektedirler.

            Bu çalışmamızın en önemli bulgusu, desteklendikleri veya güçlü oldukları merkez, yarı-çevre ve çevre bölgelerindeki durumları ile DSF toplantılarına katılımların birbirlerinden çok büyük farklılıklar göstermediği olmuştur. Bu büyük olasılıkla, merkezin toplantılarda yüksek katılımlı, çevrenin ise düşük katılımlı olmasına dayanmaktadır. Yukarıda sözünü ettiğimiz bazı sapmalar, büyük olasılıkla daha da önce belirttiğimiz gibi DSF toplantılarının yapıldığı yer/kent ile ilişkilidir.Tek istisna, barış/savaş karşıtı hareketlerdir ki, bu her iki toplantıda bir merkez ülkeler hareketi olarak ortaya çıkmıştır.

 

Pembe Dalga ve Yeni Küresel Sol

 

Dünya Sosyal Forumu (DSF), Yeni Küresel Sol’un yükselişini gösteren yegane politik güç sergilemesi değildir. DSF, global kapitalin hegemonyasını sorgulayan daha geniş bir sosyo-tarihsel bağlama oturmuştur. İşte bu daha geniş bağlamdır ki, DSF’nin 2001 yılında oluşmasını sağlamıştır. 1980’lerin IMF karşıtı gösterileri, 1994’ün Zapatista isyanları, neoliberal kapitalizm düzenine meydan okuyan dünya devriminin bu yeni oluşumlarına güvenilir limanlar sağlamıştır.

Tarih dizi dizi dalgalarla ilerler. Kapitalist genişlemenin med-cezirleri ve eşitlikçi ve insanî karşı-hareketler dialektik bir devridaimlik mücadeleleri ile oluşur. Polanyi (1944) buna “çifte hareket” adını vermişti, diğerleri “kapitalizm ve soyalizm helezonu”  derler. Bu, kapitalizm ve sosyalizm helezonu küresel ekonominin büyük metalaştırma süreçlerinden sömürülen grupların ve işçilerin direnç hareketlerine doğru salınımlarla tanımlanır (Boswell ve Chase-Dunn 2000). Reagan/Thatcher neoliberal kapitalist küreselleşme projesi ulusötesi sermayenin güçlenmesine yol açtı. Bu proje artık ideolojik ve maddi olarak sınırlarına dayanmış durumda. Ülkelerarası eşitsizliğe, Küresel Güney’de yoğu bir kentleşmeye (“Gecekondu Gezegeni” diye adlandırıldı bu kentleşme) ve refah devleti ve fakirlerin korunmasına yönelik [sosyal güvenlik] kurumlarına saldırıya geçti ve günümüzde finansal olarak çöktü. Aslında bu küreselleşme projesi bir kriz yönetimiydi çünkü  merkezdeki üretim birikimi çok arttmıştı ve bu da 1970 ve 1980’lerdeki azalan kârları yaratmıştı. Bu finansal yaygınlaşmanın sınırlarına gelinmiş olması, ABD’nin giderek azalan ekonomik hegemonyasını durdurmak için bir araç olarak, küresel elitin “emperyal uzanım” çabasını destekleyerek dünya petrol kaynaklarını kontrol altında tutmak için askerî güç kullanımını onaylamasına yol açtı. 2008’deki ekonomik erime, hem neoliberal, hem de neokonsarvative (yeni muhafazkârlık) politik projelerinin güncel sermaye genişlemesinin sonunu tasdik etmiş olabilir.

Sonunda, onlarca yıl sürmüş olan kapitalist genişleme, neoliberalizm ve neokonservatizme meydan okumak için karşı hareketler oluşmaya başladı. Bu ilerici karşı hareketler büyük ölçüde ulusaşırı sosyal hareketlerden ve giderek sayıları artan Latin Amerika’daki popülist hükümetlerden- Pembe Dalga denilen dalga’dan oluşuyordu. Pembe Dalga popülist solcu rejimlerin Latin Amerika’da iktidara gelmelerinin adıdır; küresel ekonomide oldukça derin bir değişim yaratmayı amaçlamaktadır (Bkz: Tablo 4).

 

Tablo 4. Latin Amerikada’ki Pembe Dalga Yılları:

0= Pembe Dalga değil; 1= Yarı Pembe Dalga; 2=Tam Pembe Dalga

 

            Ülke

Pembe Dalga

İktidar Yılı

Kolombiya

0

 

Kosta Rika

0

 

Dominik Cumh.

0

 

Fransız Ginesi

0

 

Guadolup

0

 

Guyan

0

1992

Haiti

0

1996

Martinik

0

 

Meksika

0

 

Antiller (Hollanda)

0

 

Panama

0

 

Porto Riko

0

 

Saint Martin

0

 

Küba

2

1959

Venuzuela

2

1998

Beliz

1

1993

Şili

2

2000

Aruba

1

2001

Brezilya

2

2002

Arjantin

2

2003

Ekvador

2

2003

Uruguay

2

2005

Bolivya

2

2006

Nikaragua

2

2006

Peru

2

2006

Guatemala

1

2007

Honduras

1

2007

Paraguay

2

2008

El Salvador

2

2009

 

            Tablo 4’de, [1992 yılından sonraki] yeni iktidar oluşumlarının, askeri ve silahlı yolla iktidar elde etmiş olan geçmişteki oluşumlardan en önemli farkı, merkez dışındaki bu ülkelerde bu Solcu rejimlerin serbest seçimlerle iktidara gelmesidir. Bu nitelik, daha önceki devrimlerden de temel farkını ortaya koyar. Merkez dışı ülkelere seçimli demokrasilerin yayılması, geçmiş kolonilerin Avrupa devletlerarası sisteme politik intibakının daha önemli bir parçasıdır. Küresel politik sistemin evrimsel gelişimi büyük ölçüde merkez-dışı ülkelerin sanayileşmelerinde ve kentsel proleteryanın büyümesinde yatmaktadır (Silver 2003). Küresel Güney’in demokratikleşmesi, orkestrasyonun politik elitler tarafından yapıldığı bir “poliarşi” (çoklu iktidar) şekline dönüşmüşse de, bazı ülkelerde Pembe Dalga’nın Solcu rejimleri de seçimle iş başına gelebilmişlerdir. Bu merkez-dışı ülkelerdeki önceki Solcu rejimlerin katettikleri devrimci yoldan çok daha farklı bir yoldur.

            Pembe Dalga rejimlerinin ideolojileri, farklı karışımlarla  hem sosyalist, hem de yerlici (indigenist) olagelmiştir. Pembe Dalga rejimlerinin ünlü lideri, Bolivarcı Devrim olarak nitelenen çok değişik bir Solcu Popülizm uygulayan Venuzuela Başkanı Hugo Chavez’dir. Fakat, daha başka biçimlerde ilerici politik ideoloji uygulayanlar da Latin Amerika devletlerini yönetmektedirler. Yerliciler ve sosyalist Eva Morales Bolivya’nın başkanıdır. Fidelciler hâlâ Küba’da iktidardadırlar. Başkan Lula ve Brezilya İşçi Partisi önemli bir siyasi aktördür. Şili’de sosyal-demokratlar yönetimdedirler. Nikaragua’da Sandanistalar ve Salvador’da FMLN seçilmiş iktidarlardır. Karaibler’de bir çok adayı Avrupa tarzındaki sosyal demokratlar yönetmektedirler. Bu rejimlerin tamamı, tarihsel olarak hep ezilmiş olan kadınlar, fakirler ve yerli halklar tarafından desteklenmektedir. Sessizlerin yükselişi ve neoliberal kapitalizme meydan okuyuşlar, Latin Amerika’da odak noktası olmuştur. Bu rejimler arasında vurgular açısından önemli farklılıklar görülse de, ortak çok yönleri vardır ve temel benzerlikleri Yeni Küresel Sol’un en önemli bloğunu oluşturmaktadırlar. Burada, William I. Robinson ile mutabıkız: Bolivya Devrimi, küresel işçi sınıfını, yeni bir biçimde ulusötesi kapitalizme meydan okumaya itebilir (Robinson 2008).

            Latin Amerika, sınıf ve etnik mücadelelerinin, dünyanın tarihsel bağlamları ile kesiştiği özgün ve karmaşık bir tarihe sahiptir. Amerika kıtasının [keşifler yolu ile] işgali, yerli halkın un ufak edilişi ve tarımsal toprak tımarı içinde serf (toprak kölesi) haline getirilmeleri ve bu Yeni Dünya’ya köle temelli plantasyon (büyük toprak çiftlikli) ekonomiyi yürütebilmek için Afrika’dan zorla getirilen siyahîlerin tarihinden oluşmaktadır. Bu Karl Marx’ın, “kapitalist birikimin gül renkli (roze) şafağı” dediği şeyin bir parçasıdır. Kristof Kolumb sonrası Amerika kıtasının başlangıcını, kıtanın ilkel halkının ve Afrikalı kölelerin ilkel birikiminin verdiği karekterle açıklamak mümkündür. Bir başka deyişle, kapitalin Latin Amerika’nın azgelişmişliğinde derin kökleri vardır ve ilkel birikimin mirası, genişleye genişleye nüfusun büyük kitlelerini fakirleştirerek yaşam savaşı vermeye itmiştir. Her bir ülke kendi özgün tarihine sahipse de, hemen hepsi, yerlici halk isyanları, köle başkaldırıları, bağımsızlık için anti-kolonyal mücadeleler, bu uğurdaki savaşlar, demokrasi ile otoriterlik arasında gel-gitler, doğal kaynakların metalaştırılması, birbiriyle rekabet halindeki ticari çıkarlar, dış müdahaleler-darbeler (çoğunlukla bir merkez ülkenin düzenlemesiyle) ve solcu popülist dalgalar gibi ortak noktalara sahiptir. Bir başka ifade ile, 1492’den bu yana Latin Amerika, küresel ve ulusal sınıf savaşının muharebe alanıdır.

            Latin Amerika ülkelerinin kalkınması zenginin yükselmesini getirdi. Topraklı seçkinler, ulusal kapitalistler ve askerler iktidar için siyaset yaptılar, kendi ülkelerini varolan kendi imtiyazlarını yok etmeden kalkındırmaya çalıştılar. Zaman geçtikçe, baskı altında tutulmuş nüfusun bir çok parçası politize dalgalar yaratarak, tanınma mücadelesi vermeye başladı. 1950 ve 1960’larda derin bir popülist dalga tüm Latin Amerika’da, halk ile seçkin’i karşı karşıya getirdi. Bu kitle hareketleri sol’a doğru kesin bir dönüş yaptı. Bu arada bir başka önemli olay da, Fidel Castro’nun Florida sahillerinden 150 km. ötede, merkezî bir sosyalist ekonomi kurması ile sonuçlanan Küba Devrimi idi. Latin Amerika’da bu devrimden sonra, solcu rejimler ya yükseldi ya da yükselmeye davrandı, Salvador, Nikaragua, Şili, Guatemala ve Kolombiya’da; bunların tamamı ABD destekli müdahalelerle komprodor elitleri iktidara getiren darbelerle devrildiler.

Bu nedenle, Latin Amerika ülkelerinde tarih boyunca sermayenin egemenliğinin yaygınlaşma girişimleri ile halkçı hakların mücadeleleri arasındaki dalgalanmaları bariz olarak görebiliriz. Sermaye, özellike Reagan dönemlerinde, bu savaşı kazanmış görünüyordu. Daha sonra aniden, Venezuala’da eski bir asker fakirlerin oylarını kazanıverdi. Şili’de sosyalistleri de içeren bir cephe, iktidara seçimle geldi. İşçi Partisi’nin bir üyesi Brezilya’da başkan seçildi. Arjantin’de cesur bir başkan en sonunda IMF ve Wall Street’in buyruklarına boyun eğmedi.

 

Şekil 4. Latin Amerika’da Pembe Dalga:

(noktalar= tam Pembe Dalga; çapraz işaretler= yarı Pembe Dalga)

 

           

 

 

            Şekil 4’de, sol bütün bir Güney Amerika’yı ve kısmî olarak Orta Amerika’yı kaplamış durumda. Peki, neden Latin Amerika, aynı anda, neoliberal küresel kapitalizme karşı savaşan popülist solcu rejimlerle, ulusötesi sosyal harketlerin mekanı olabiliyor? Bunun kısmî açıklaması, Latin Amerika’nın yarı-çevresel bir çok ülkeye sahip olan bir bölge olmasıdır. Bu ülkeler, Afrika’nın çevre ülkelerinden çok daha fazla bağımsız stratejiler geliştirmek için fırsatlara sahiptirler. Fakat, Latin Amerika’daki bazı Pembe Dalga ülkeleri de çevre ülkeleridir. Burada ne Afrika’da, ne de Asya’da pek işlemeyen bir bölgesel etki söz konusudur. Pembe Dalganın Latin Amerika’da yoğunlaşmasının bir başka nedeni de, burasının ABD’nin neoliberal politikalar uygulamalarına çok yakın olması ve Latin Amerika’nın çok uzun süredir, ABD’nin merkez bölgesi olmayan bir arka bahçesi olmasıdır. Latin Amerika’da yaşayan insanların tamamı değilse de kâhir ekseriyeti, ABD’ni “Kuzey’in herkül anıtı” olarak algılar. ABD kapitalist küreselleşme pojesi döneminde sorumsuz bir hegemon olmuştur ve bu nedenle, neoliberal merkez olan ABD ile özdeşleşen neoliberalizme politik meydan okumanın en güçlü olduğu bölge halindedir. Afrika ve Asya’daki ülkeler kendi kolonyal devletlerine karşı daha karmaşık ilişkiler içindedirler.

            Kendini ifadede hiç güçlük çekmeyen Hugo Chavez, ülkesinde bulunan zengin petrol yataklarının da verdiği kolaylıkla, yolu açmıştır. Örneğin, Güney Bankası (Banco del Sur), IMF’nin kalkınma projelerinin yerini alarak bir çok Pembe Dalga ülkesinin finansal bir ağla donatmaktadır. Amaç tüm merkezi ABD’de bulunan kapitalist finansal kurumlarından bağımsız olmaktır, IMF’nin tekliflerine karşı olmak isteyenler için alternatif bir yol haline gelmiştir.

            Dünya Sosyal Forumu da mevcudiyetini Brezilya’daki Pembe Dalga’ya borçludur. Brezilya’da, 1980’lerdeki otoriteryen rejimden çıkışla sonuçlanan sivil toplumu politize ederek harekete geçiren dalga, aynı zamanda solcu başkanların seçilmesine de yol açmıştır. Bu başkanlardan biri olan Fernando Henrique Cardoso, [uzun yıllar önce Latin Amerika’daki devrimci hareketlerin ideolojisi haline gelmiş olan] “bağımlılık teorisini” (dependency theory) yaratan sosyologlardan biridir. Porto Alegre, Pembe Dalga başkanlarından biri olacak olan Luis Lula Innacio da Silva’nun kurduğu İşçi Partisi’nin en önemli merkezlerinden biridir. DSF, işte bu parti tarafından Porto Alegre’de vücut bulmuştur. Pembe Dalga’nın politik eğilimi, DSF’nin güçlenmesi için uygun bağlam ve olgun koşullar yaratmıştır, ki bu iki olgu birbirinden ayrılmaz biçimde yanyanadır.

            İlerici ulusötesi sosyal hareketlerin Pembe Dalga rejimleri ile olan ilişkisi hep hem dayanışmacı, hem de karşıtlık ve kavga biçiminde gelişmiştir. Brezilya’nın İşçi Partisi’nin DSF’yi oluşturmadaki işlevini biraz önce belirttik. Fakat bu forumlara katılan ve iktidarı elde etmek için mücadele eden bir çok eylemci, bu türlü ülkelerde, iktidarda kalmanın, geçmişteki eşitsizlikleri yeniden üretecek bir tuzak olduğu fikrindedir. Bu türlü düşünceler, özellikle anarşistler tarafından 19. yy’dan bu yana dile getirilmekte fakat aynı koroya İtalya, İspanya, Almanya ve Fransa’dan özerklik yanlıları da katılmaktadır. Güney Meksika’daki Zapatist hareketi, ki neoliberal kapitalizma karşı “küresel adalet” hareketini yaratarak en önemli kıvılcımlardan birini ateşlemiştir, bugüne kadar Meksika’daki seçimsel demokrasi siyasetine karışmayı ret etmektedir. Gerçekte, 1968 Dünya Devrimi’nin Yeni Sol öğrencileri de, eski Sol partilere ve sosyalist devletlere ve seçimli demokrasiye karşı benzer bir eleştirel yaklaşım göstermişlerdi (Wallerstein 1984). Bu siyaset karşıtlığı Dünya Ssoyal Forumu bildirgesi içine de girmiştir. Bu forumlara teorik olarak devletlerin ve politik partilerin kendi adlarına temsilci göndermesi bir anlamda yasaklanmıştır. [Bu nedenle, politik partiler ve ilerici devletler de NGO’lar vasıtasıyla DSF’ye katılmaktadırlar.]

            Anarşistler ve özerkçiler tarafından Eski Sol örgütler ve hareketler Avrupamerkezci ve demokratik olmayan umut vermeyen varlıklar olarak görülürler. Bu gruplar, katılımcı demokrasiyi ve yatay ilişki ağlarıyla oluşan demokrasiyi benimsediklerini söylerler ve toplumda sözü dinlenen ağırlıklı entellektüellerin ve solcu devlet başkanlarının liderliklerinden kaçınırlar. İşte bu yüzden, Lula, Chavez ve Morales DSF’de konuşmaya geldiklerinde, bir kitle tarafından protesto edilmişlerdir. DSF’nin örgütleyicileri çeşitli uzalaşmalar sonucu, örneğin, Pembe Dalga politikacılarının başka yerlerde konuşma yapmalarını sağlayarak, bir çatışmanın çıkmasını önlemişlerdir. Bu türlü grupsal politikaya tek istisna, Avrupalı anarşist ve özerkçilerin Bolivya’daki Evo Morales’i desteklemeleridir (Iglesisas Turrion 2000).

            Latin Amerika, neolibaralizme karşı ve çağdaş dünya devrimini yaratacak bir merkez haline dönüşmüştür. Oldukça geniş alanda ve bol kaynaklı bir odak merkezidir. Küresel Güney’den fışkıran küresel direncin geleceği, sözünü ettiğimiz Güney Bankası gibi örgütlerin yaşamasına bağlıdır. Eğer Latin Amerika, bazı sosyal hareketleri, bazı ilerici rejimlerle bir araya getirebilirse, yerkürenin diğer bölgelerine bu bir ilham kaynağı olacaktır. Bu gelişmelere [neoliberal merkezler tarafından kışkırtılan] karşı koymalar yıldırıcıdır, fakat bellidir ki, insanlık “küresel kapitalist yönetişimi” demokratikleştirmek için bir örgüt yapısına ihtiyaç duymaktadır.

 

EKLER:

 

Tablo A1: Dünya-sistemi bölgelerine göre ülkelerin sınıflandırılması

 

 

Dünya Bankası                                      Dünya-sistemindeki

Sınıflandırması                                     konumu[1]

[World Bank 2006, GNIC]                  [Kentor, 2000]                             

                                       

Küresel “Kuzey”:

 

Yüksek Gelir

Avustralya                                 Merkez

Avusturya                                 Merkez

Belçika                                      Merkez

Kanada                                     Merkez

Denimarka                                Merkez

Finlandiya                                 Merkez

Fransa                                       Merkez

Almanya                                    Merkez

Yunanistan                                Yarı-çevre

Hong Kong (Çin)                      Yarı-çevre

Irlanda                                       Merkez

Israil                                          Yarı-çevre

Italya                                         Merkez

Japonya                                     Merkez

Kore (Güney)                            Yarı-çevre

Hollanda                                   Merkez

Norveç                                      Merkez

Yeni Zellanda                           Yarı-çevre

Portekiz                                    Yarı-çevre

Ispanya                                      Merkez

Isveç                                         Merkez

Isviçre                                       Merkez

Tayvan                                      Yarı-çevre

İngiltere                                     Merkez

ABD                                         Merkez

 

Küresel “Güney”:

 

Ortaüst Gelir

Arjantin                                     Yarı-çevre                         

Şili                                             Yarı-çevre                         

Kosta Rika                                Yarı-çevre                         

Lübnan                                      Çevre                                

Meksika                                    Yarı-çevre                         

Malesya                                     Yarı-çevre                         

Panama                                     Yarı-çevre                         

Güney Afrika                            Yarı-çevre                         

Türkiye                                     Yarı-çevre

Uruguay                                    Yarı-çevre                         

Venezuela                                 Yarı-çevre

                                                 

Altorta Gelir

Ermenistan                               Çevre                                

Bolivya                                      Çevre                                

Brezilya                                     Yarı-çevre                         

Kolombiya                                Yarı-çevre                         

Dominik                                    Çevre                                

Ekvador                                    Çevre                                

Salvador                                    Çevre                                

Irak                                           Çevre                                

Paraguay                                   Çevre                                

Peru                                          Çevre                                

Filipinler                                   Çevre                                

 

Alt Gelir

Bengaldeş                                  Çevre                                

Hindistan                                  Yarı-çevre                         

Kenya                                       Çevre                                

Nepal                                        Çevre                                

Pakistan                                    Çevre                                

Sudan                                        Çevre                                

Senegal                                      Çevre                                

Vietnam                                    Çevre

 

Merkezîlik

[Merkez ülkelerden katılım veya konuşlanma]

 

2005’de Alternatif Medya, Alternatif Küreselleşme ve Barış hareketleri istatistikî olarak, az veya çok diğer hareketlerden daha fazla merkez ülkeleri temsil etmektedir.

 

2007’de ise Komünist, Sağlık/HIV ve Barış hareketleri istatistikî olarak, az veya çok diğer hareketlerden daha fazla merkez ülkeleri temsil etmektedir.

 

Tablo A2: Hareketlerin Merkezîliği

 

DSF 2005

DSF 2007

 

Sayı

Merkez

İstatistikî Anlamlılık
(2-uçlu)

Sayı

Merkez

İstatistikî

Anlamlılık
(2-uçlu)

Alternatif Medya

152

0.11

ANLAMLI

42

0.33

DEĞİL

İnsan Hakları/Irkçılığa karşı

132

0.19

DEĞİL

134

0.37

DEĞİL

Çevre

126

0.13

DEĞİL

88

0.38

DEĞİL

Barış

95

0.31

ANLAMLI

62

0.48

ANLAMLI

Sosyalist

76

0.13

DEĞİL

51

0.35

DEĞİL

Emek/İşçi

73

0.21

DEĞİL

49

0.43

DEĞİL

Alternatif Küreselleşme

72

0.33

ANLAMLI

80

0.31

DEĞİL

Anti-küreselleşme

62

0.19

DEĞİL

51

0.29

DEĞİL

Feminist

61

0.16

DEĞİL

56

0.41

DEĞİL

Adil Ticaret

59

0.27

DEĞİL

53

0.45

DEĞİL

Sağlık/HIV

51

0.12

DEĞİL

83

0.18

ANLAMLI

Yerlici

44

0.14

DEĞİL

29

0.38

DEĞİL

Şirket-karşıtı

41

0.27

DEĞİL

24

0.42

DEĞİL

Gay/Lesbiyen

37

0.19

DEĞİL

23

0.52

DEĞİL

Gıda Hakkı

35

0.14

DEĞİL

42

0.24

DEĞİL

Ulusal Kurtuluş

35

0.09

DEĞİL

22

0.27

DEĞİL

Komünist

33

0.18

DEĞİL

33

0.18

ANLAMLI

Anarşist

20

0.25

DEĞİL

7

0.29

DEĞİL

TOTAL

1204

0.19

 

929

0.35

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yarı-çevresellik:

[Yarı-çevre ülkelerden katılım veya konuşlanma]

 

2005’de Alternatif Medya, Alternatif Küreselleşme, Çevrecilik, Adil Ticaret ve Barış hareketleri, hareketleri istatistikî olarak, az veya çok diğer hareketlerden daha fazla yarı-çevre ülkeleri temsil etmektedir.

 

2007’de Küreselleşme-karşıtı, Sağlık/HIV, Yerlici ve Barış hareketleri

hareketleri istatistikî olarak, az veya çok diğer hareketlerden daha fazla yarı-çevre ülkeleri temsil etmektedir.

 

Tablo A3: Hareketlerin Yarı-çevreselliği

 

DSF 2005

DSF 2007

 

Sayı

Yarı-çevre

İstatistikî Anlamlılık
(2-uçlu)

N

Yarı-çevre

İstatistikî Anlamlılık
(2-uçlu)

Alternatif Medya

152

0.86

ANLAMLI

42

0.21

DEĞİL

İnsan Hakları/Irkçılığa karşı

132

0.72

DEĞİL

134

0.16

DEĞİL

Çevre

126

0.83

ANLAMLI

88

0.17

DEĞİL

Barış

95

0.64

ANLAMLI

62

0.06

ANLAMLI

Sosyalist

76

0.82

DEĞİL

51

0.16

DEĞİL

Emek/İşçi

73

0.78

DEĞİL

49

0.1

DEĞİL

Alternatif Küreselleşme

72

0.57

ANLAMLI

80

0.11

DEĞİL

Anti-küreselleşme

62

0.71

DEĞİL

51

0.33

ANLAMLI

Feminist

61

0.72

DEĞİL

56

0.11

DEĞİL

Adil Ticaret

59

0.63

ANLAMLI

53

0.08

DEĞİL

Sağlık/HIV

51

0.84

DEĞİL

83

0.07

ANLAMLI

Yerlici

44

0.8

DEĞİL

29

0.28

ANLAMLI

Şirket-karşıtı

41

0.63

DEĞİL

24

0.13

DEĞİL

Gay/Lesbiyen

37

0.76

DEĞİL

23

0.13

DEĞİL

Gıda Hakkı

35

0.71

DEĞİL

42

0.19

DEĞİL

Ulusal Kurtuluş

35

0.77

DEĞİL

22

0.05

DEĞİL

Komünist

33

0.76

DEĞİL

33

0.21

DEĞİL

Anarşist

20

0.7

DEĞİL

7

0.14

DEĞİL

TOTAL

1204

0.74

 

929

0.15

 

 


Çevresellik:

[Çevre ülkelerden katılım veya konuşlanma]

 

2005’de, sadece Alternatif Medya hareketi istatistikî olarak, az veya çok diğer hareketlerden daha fazla çevre ülkeleri temsil etmektedir.

 

2007’de, Sağlık-HIV hareketleri istatistikî olarak, az veya çok diğer hareketlerden daha fazla çevre ülkeleri temsil etmektedir.

 

Tablo A4: Hareketlerin Çevreselliği

 

DSF 2005

DSF 2007

 

Sayı

Çevre

İstatistikî

Anlamlılık
(2-uçlu)

Sayı

Çevre

İstatistikî

Anlamlılık
(2-uçlu)

Alternatif Medya

152

0.03

ANLAMLI

42

0.45

DEĞİL

İnsan Hakları/Karşı-Irkçı

132

0.1

DEĞİL

134

0.48

DEĞİL

Çevre

126

0.06

DEĞİL

88

0.45

DEĞİL

Barış

95

0.07

DEĞİL

62

0.45

DEĞİL

Sosyalist

76

0.08

DEĞİL

51

0.49

DEĞİL

Emek/İşçi

73

0.04

DEĞİL

49

0.47

DEĞİL

Alternatif Küreselleşme

72

0.11

DEĞİL

80

0.58

DEĞİL

Anti-küreselleşme

62

0.13

DEĞİL

51

0.37

DEĞİL

Feminist

61

0.11

DEĞİL

56

0.48

DEĞİL

Adil Ticaret

59

0.12

DEĞİL

53

0.47

DEĞİL

Sağlık/HIV

51

0.04

DEĞİL

83

0.75

ANLAMLI

Yerlici

44

0.09

DEĞİL

29

0.34

DEĞİL

Şirket-karşıtı

41

0.12

DEĞİL

24

0.46

DEĞİL

Gay/Lesbiyen

37

0.05

DEĞİL

23

0.35

DEĞİL

Gıda Hakkı

35

0.14

DEĞİL

42

0.57

DEĞİL

Ulusal Kurtuluş

35

0.14

DEĞİL

22

0.68

DEĞİL

Komünist

33

0.06

DEĞİL

33

0.61

DEĞİL

Anarşist

20

0.05

DEĞİL

7

0.57

DEĞİL

TOTAL

1204

0.09

 

929

0.5

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAKLAR

 

Amin, Samir 1997 Capitalism in an Age of Globalization. London: Zed Books.

__________ 2008. “Towards the fifth international?” Pp. 123-143 in Katarina Sehm-

Patomaki and Marko Ulvila (eds.) Global Political Paties. London: Zed Press.

 

            Arrighi, Giovanni, Terence K. Hopkins, and Immanuel Wallerstein.  1989.  Antisystemic Movements            London: Verso.

Borgatti, S. P.  and Everett, M. G.  and Freeman, L. C. 2002 UCINET 6 For Windows: Software for Social Network Analysis  http://www.analytictech.com/

 

            Boswell, Terry and Christopher Chase-Dunn. 2000. The Spiral of Capitalism and Socialism: Toward Global Democracy. Boulder, CO: Lynne Reinner.

            Byrd, Scott C. 2005.  “The Porto Alegre Consensus: Theorizing the Forum Movement.” Globalizations. 2(1): 151-163.

 

            Carroll, William K. and R.S. Ratner 1996 “Master framing and cross-movement networking in contemporary social movements” Sociological Quarterly 37,4: 601-625.
 
            Carroll, William K. 2006a “Hegemony and counter-hegemony in a global field of action” Presented at a joint RC02-RC07 session on alternative visions of world society, World Congress of Sociology, Durban, South Africa, July 28.
 
            ______________ 2006 “Hegemony, counter-hegemony, anti-hegemony” Socialist Studies, Fall
 
            Chase-Dunn, C. 1998 Global Formation. Boulder, CO: Paradigm
 
            Chase-Dunn, C. and T.D. Hall 1997 Rise and Demise. Boulder, CO: Westview
 
            Chase-Dunn, C., Christine Petit, Richard Niemeyer, Robert A. Hanneman and Ellen Reese 2007 “The contours of solidarity and division among global movements” International Journal of  Peace Studies 12,2: 1-15 (Autumn/Winter).
 
            Chase-Dunn, C. and Ellen Reese 2007 “The World Social Forum – A Global Party in the Making?” Pp. 53-91 in Katarina Sehm-Patamaki and Marko Ulvila (eds.) Global Political Parties. London: Zed Press.
 
            Chase-Dunn, C and Richard Niemeyer 2008 “The world revolution of 20xx” in …..
 

Chase-Dunn, C.  and Matheu Kaneshiro 2009 “Stability and Change in the contours of Alliances Among movements in the social forum process” in David Fasenfest (ed.) Engaging Social Justice. Leiden: Brill.

 

Chase-Dunn, C. Richard Niemeyer, Alexis Alvarez and Hiroko Inoue 2009 “Scale transitions and the evolution of global governance since the Bronze Age.” Pp. 261-284 in William R. Thompson (ed.) Systemic Transitions. New York: Palgrave MacMillan.
 

della Porta, Donatella.  2005. “Multiple Belongings, Tolerant Identities, and the Construction of ‘Another Politics’: Between the European Social Forum and the Local Social Fora,” Pp. 175-202 in Transnational Protest and Global Activism, edited by Donatella della Porta and Sidney Tarrow.  Lanham: Rowman & Littlefield Publishers, Inc. della Porta, Donatella, Massimiliano Andretta, Lorenzo Mosca, and Herbert Reiter. 2006

Globalization from Below: Transnational Activists and Protest Networks. Minneapolis, MN: University of Minnesota Press.

            Fisher, William F. and Thomas Ponniah (eds.).  2003.  Another World is Possible: Popular Alternatives to Globalization at the World Social ForumLondon: Zed Books.

Gill, Stephen 2000 “Toward a post-modern prince?: the battle of Seattle as a moment in the new politics of globalization” Millennium 29,1: 131-140.

Hall, Thomas D. and James Fenelon 2009 Indigenous Peoples and Globalization:Resistance and Revitalization (Boulder, CO: Paradigm 2009)

            IBASE (Brazilian Institute of Social and Economic Analyses) 2005. An X-Ray of Participation in the

2005 Forum: Elements for a Debate Rio de Janeiro: IBASE http://www.ibase.org.br/userimages/relatorio_fsm2005_INGLES2.pdf

            Kentor, Jeffrey 2000 Capital and Coercion: The Role of Economic and Military Power in the World-Economy

                        1800-1990 . New York and London : Garland Press.

            Kentor, Jeffrey. 2005. “Changes in the Global Hierarchy, 1980-2000.” IROWS Working Paper #46

            Krinsky, John and Ellen Reese. 2006. “Forging and Sustaining Labor-Community Coalitions:

                         The Workfare Justice Movement in Three Cities.”  Sociological Forum 21(4): 623-658.

            Moghadam, Valentine 2005 Globalizing Women: Transnational Feminist Networks. Baltimore: Johns

                        Hopkins University Press.

            Obach, Brian K. 2004 Labor and the Environmental Movement: The Quest for Common Ground.

                        Cambridge, MA: MIT Press.

Petit, Christine. 2004. “Social Movement Networks in Internet Discourse” Presented at the annual

            meetings of the American Sociological Association, San Francisco. IROWS Working Paper

            #25.https://irows.ucr.edu/papers/irows25/irows25.htm

Reese, Ellen, Mark Herkenrath, Chris Chase-Dunn, Rebecca Giem, Erika Guttierrez,

            Linda Kim, and Christine Petit 2007 “North-South Contradictions and

            Bridges at the World Social Forum” Pp. 341-366 in Rafael Reuveny and William R.

             Thompson (eds.) North and South in the Global Political Economy.

Cambridge, MA: Blackwell.

            Reese, Ellen, Christine Petit, and David S. Meyer.  2008 “Sudden Mobilization: Movement

 Crossovers, Threats, and the Surprising Rise of the U.S. Anti-War Movement.”  Social

Movement Coalitions, edited by Nella Van Dyke and Holly McCammon

Reese, Ellen, Christopher Chase-Dunn, Kadambari Anantram, Gary Coyne, Matheu

            Kaneshiro, Ashley N. Koda, Roy Kwon,and Preeta Saxena 2008                               “Research Note: Surveys of World Social Forum Participants Show Influence of

            Place and Base in the Global Public Sphere. Mobilization 13,4 (December).

            Appendix: IROWS Working Paper # 45.        https://irows.ucr.edu/papers/irows45/irows45.htm

                        Reitan, Ruth 2007 Global Activism. London: Routledge.

            Robinson, William I 1996 Promoting Polyarchy:  Globalization, US Intervention and

            Hegemony. Cambridge: Cambridge University Press.

            Robinson, William I. 2004 A theory of Global Capitalism. Baltimore: Johns Hopkins University Press

            ________________ 2008 Latin America and Globalization. Baltimore: Johns Hopkins Unversity Press

            Rose, Fred 2000 Coalitions Across the Class Divide: Lessons from the Labor, Peace, and Environmental

 Movements. Ithaca, NY: Cornell University Press.

            Santos, Boaventura de Sousa 2006 The Rise of the Global Left. London: Zed Press.

Sen, Jai and Madhuresh Kumar with Patrick Bond and Peter Waterman 2007 A Political 
   Programme for the World Social Forum?: Democracy, Substance and Debate in the Bamako
    Appeal and the Global Justice Movements. Indian Institute for Critical Action : Centre 
   in Movement (CACIM), New Delhi, India & the University of KwaZulu-Natal 
   Centre for Civil Society (CCS), Durban, South Africa. 
   http://www.cacim.net/book/home.html 

      Schönleitner, Günter 2003 "World Social Forum: Making Another World Possible?" Pp. 127-

                  149 in John Clark (ed.): Globalizing Civic Engagement: Civil Society and Transnational

                  Action. London: Earthscan.

      Silver, Beverly J. 2003  Forces of Labor: Workers’ Movements and Globalization Since 1870. New York:   Cambridge University Press.

      Smith, Jackie 2008 Social Movements for Global Democracy. Baltimore: Johns Hopkins

                  University Press.

      Smith, Jackie and Dawn Weist 2006 “National and global foundations of global civil society”

                  Pp. 289-316 in C. Chase-Dunn and S. Babones (eds.) Global Social Change. Baltimore:

 Johns Hopkins University Press.

            Smith, Jackie, Marina Karides, et al. 2007 The World Social Forum and the Challenges of Global Democracy.

                        Boulder, CO: Paradigm Publishers.

            Starr, Amory.  2000. Naming the Enemy: Anti-corporate Movements Confront Globalization. London: Zed

 Books.

            Starr, Amory. 2004. “How can anti-imperialism not be anti-racist?: the North American anti-

                        globalization movement.” Journal of World-Systems Research 10 (1): 119–151, Special Issue on

 Global Social Movements Before and After 9-11, edited by Bruce Podobnik and Thomas

 Ehrlich Reifer.

            Van Dyke, Nella 2003  “Crossing movement boundaries: Factors that facilitate coalition protest

 by American college students, 1930-1990.” Social Problems 50(2):226–50.

Wallerstein, Immanuel 1984 The politics of the world-economy : the states, the movements, and the             New York : Cambridge University Press World Social Forum Charter http://wsf2007.org/process/wsf-charter/

Zook, Matthew A. 2005 The Geography of the Internet Industry. Malden, MA: Blackwell.

Zuquete, Jose Pedro and Charles Lindblom 2009 The Struggle for the World. Palo Alto, CA:           Stanford University Press.

 



[1] Merkez ile yarı-çevre’de kesme noktası 2.00; yarı-çevre ile çevre ülkeler arasında –0.89’dur.